Girit Kısa Tarihi

Nikos Kazancakis’in, El Greco’ya Mektuplar adlı kitabında Girit için “Bu adaya her ayak basan sıcak ve iyilikle damarları saran, gizemli bir gücü fark eder, ruhunun büyüdüğünü hisseder” diye yazmaktadır. Gerçekten de  Girit, çarpıcı ve görkemli doğası, içten ve canlı ruhu, kültürü, etkileyici tarihi, dünyaca ünlü yemekleri ve misafirperver insanları ile büyüleyici bir atmosfere sahiptir.

Girit Yunanistan’ın en popüler ve en ilginç adalarından biridir. Gerek tarihi, kültürü,gelenekleri ve gerekse mutfağı açısından ana karadan farklı, kendine özgü özellikleri olan bir ada. Her şeyden önce coğrafi konumu nedeniyle  Asya Avrupa ve Afrika arasında bir köprü ya da bağlantı noktası gibidir. Bu nedenle tarihi boyunca güçlü uygarlıkların gözdesi olmuş ve hakim olan her uygarlık Girit’te farklı izler bırakmıştır.

Geçen yüzyılın başlarında  Yunan uygarlığının batı uygarlığının başlangıcı olduğu savunulmakta idi. Bu yüzyılın başında yapılan kazılarda ortaya çıkan bulgular  Batı uygarlığının doğum yerinin Girit olduğunu ortaya koymuştur.  Lisner (Uygarlık Tarihi s 319) Yunanistan yüksek uygarlık seviyesine ulaştığında Girit’teki Minos uygarlığının artık efsane olduğundan söz etmektedir. Avrupa uygarlıklarından ilki sayılan Minos krallığı MÖ 3000-1400 yılları arasında Girit’te kurulmuştur.İngiliz arkeolog Arthur Evans  Kandiye yakınlarındaki Knossos’ta 1900 ile 1936 yılları arasında yaptığı kazılarda muhteşem bir saraya rastladı. Bu mimari başyapıt o güne dek keşfedilmiş uygarlıklardan daha köklü ve yüksek bir uygarlığın yıllar önce Girit’te bulunduğunun göstergesi idi. Sir Arthur Evans Yunan mitolojisinden tanıdığımız efsanevi Girit Kralı Minos’a atfen bu uygarlığa  “Minos Kültürü” adını vermiştir. Genel kanıya göre M.Ö. 1400’lü yılların son çeyreğinde Kyklad adalarından birisi olan Thera(Santorini) adasındaki bir volkanik patlamanın yarattığı deprem ve dev dalgalar Minos’un tüm deniz filosunu da yok etmiştir. felaket hem bu sarayların, hem de bu uygarlığın sonunu getirmiştir ve adanın  Miken uygarlığının hakimiyetine geçmesini kolaylaştırmıştır.

Miken uygarlığı MÖ II. Yüzyılda Anadolu’dan Yunan ana karasına göç eden Akalar tarafından kurulmuştur. Kanıtlardan çıkartılan sonuçlar, Yunanca konuşan toplumların  Girit’teki Minos uygarlığının ortaya çıkışından 1000 yıl kadar sonra  yani Akaların göç ettikleri dönemde ortaya çıktığını göstermektedir. Başlangıçta şehir devletleri şeklinde yaşadılar ve en önemli şehir Miken olduğundan devlete de bu isim verilmiştir. MÖ 1800 lü yıllarda  Yunanistan yarımadasına tamamında hakimiyeti ele geçirmişler ve Miken uygarlığının en parlak dönemi MÖ 1600 ile 1100 yılları arasında olmuştur. Yunanistan da yaşayan toplum Miken Uygarlığı döneminde  yerleşik düzene geçmişlerdir ve Miken  dili Yunanca idi. Miken uygarlığı Doralıların göçleri neticesinde yok olmuştur.

Mikenlerden sonraki dönem ve Helenistik dönemde Girit adası kent devletlerinden oluşmaktaydı. Yaklaşık 3 yıl süren mücadele sonrasında M.Ö. 69 yılında Girit Romalılar tarafından işgal edilmiştir. Roma imparatorluğunun parçalanması ile ada Bizans hakimiyetinde varlığını sürdürmüştür. Ada da Bizans hakimiyetine  Arapların (Abbasiler’e bağlı Hafsiler ya da Endülüsten gelen araplar olduğu söylenmekte) adayı ele geçirmesiyle ara verilmiştir. Ada da kurulan Arab Emirliği 820 – 960 yılları arasında ada da varlığını sürdürmüş sonra ada tekrardan Bizans İmparatorluğunun eline geçmiştir. 4. Haçlı seferlerine kadar ada Bizanslıların elinde kalmıştır. Haçlı seferleriyle işgal edilen imparatorluk haçlılar arasında paylaştırılmış ada da çıkan isyanlara rağmen Girit adası da nihayetinde Venediklilere verilmiştir.

Venedikliler adaya yaklaşık 4 yüzyıl boyunca hakim olmdular. Bu dönemde adada bir çok isyan çıkmış bunlardan en kayda değer olanı 1363 yılında gerçekleşmiştir. İsyancılar adanın kontrolünü ele geçirip bağımsızlıklarını ilan etmiştirler. Ada 5 yıl kadar bağımsız kaldıktan sonra tekrar Venedikliler tarafından ele geçirilip Venedik’e bağlı Hanya Kırallığı kurulmuştur. Sonraki dönemlerde Venedik ve Girit kültürü kaynaşmış Rönesans dönemi için önemli sanat ve edebiyatta Venedik-Girit sentezi olarak adlandırılan akım ortaya çıkmıştır. Osmanlıların adayı ele geçirmesinden sonra bu kültürün temsilcilerinden bir kısmı Batı Avrupa ya göç ederek aydınlanma çağının gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Avrupaya göç eden Giritli aydınlardan en önemlilerinden birisi İspanyol resim sanatının en önemli ögelerinden  olan El Greco, veya asıl adıyla Domenikos Theotokopulos’tur.

Osmanlı İmparatorluğu, 1342’den itibaren  Girit Adasını fethetmek için çaba göstermeye başlamış; ancak başarılı olamamıştır. Osmanlı İmparatorluğunun 1645’de  Girit’i tümü ile fethetme harekatı başlamış, önceleri sadece Hanya ve Rethimno gibi şehirlerde kurulan Türk hakimiyeti, zaman içinde Kandiye dışında tüm adaya yayılmıştır. 24 yıl, 4 ay 16 gün süren savaş sonucunda 27 Eylül 1669 yılında Kandiye de fethedilmiş, adaya tam hakimiyet ise Venediklilerin adadaki son üssü Spinalonga’nın da düşmesiyle 1718 yılında olmuştur. Türkler Girit’in boş topraklarının işlenmesi, üretimin artması, ticaret ve zanaatın gelişmesi için adaya çiftçi ve esnaf Türk aileleri yerleştirmiş, camiler, medreseler, köprüler, kütüphaneler, çeşmeler yaparak adayı yeni baştan imar etmişlerdir. Ada denizcilik ve ticaret bakımından çok elverişli olduğu için, o zaman Türk hakimiyetinde olan Yunanistan’dan birçok Yunanlı da gelip adaya yerleşmiş; Girit, Türk yönetiminde gelişip zenginleşmiştir.

Mayıs 1828’de Rusya’nın Osmanlılara ilan ettiği savaş sonucunda 1830 yılında imzalanan Londra protokolü ile Batılı devletlerin himayesinde Bağımsız Yunanistan Devleti kurulmasının ardından Yunan krallığı Girit’i isteyince adada ayaklanmalar başlamıştır. 1831, 1841, 1865, 1877, 1889, 1895 ve 1897’de adada başgösteren isyanlar kimi zaman askeri güç kullanılarak, kimi zaman siyasi tavizler verilerek bastırılmıştır. 1898’de adada Rusya, İngiltere, Fransa ve İtalya’nın korumasında bir yönetim kurulmuş, 1908 ‘de Girit Milli Meclisi, Bulgaristan’ın bağımsızlığını kazanması üzerine adanın Yunanistan krallığına katılmasını kabul ve ilan etmiş, 26 Temmuz 1909’da Rumlar Hanya kalesine Yunan bayrağını çekmişlerdir. 1913’de Balkan Savaşı’nda Osmanlılar’ın yenilmesi üzerine Londra ve Bükreş anlaşmalarıyla 1913 yılında Girit adası sessiz sedasız bir şekilde Türk hakimiyetinden çıkıp  Yunanistan’a bağlanmıştır.

Girit’in Yunanistan’a bağlanmış olması tüm sorunların çözüldüğü anlamını taşımıyordu. Yunanistan topraklarında olduğu gibi ada da yaşayan binlerce Türk vardı.TBMM Hükümeti ile Yunanistan arasında 30 Ocak 1923’te ‘Mübadele-i Ahali Mukavelenamesi’ imzalandı. Buna göre; Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Anadolu’da yaşayan Rumlarla Yunanistan’da kalmış Türkler karşılıklı olarak zorunlu  yer değiştirmeye, ‘mübadeleye’ (exchange obligatoire) tabi tutuluyorlardı. Adı geçen sözleşmede,  kimlerin mübadeleye dahil edileceği, kimin hariç tutulacağı açıklanmıştı; İstanbul’da oturan Rumlar ile Batı Trakyada ki İskeçe, Gümülcine ve Dedeağaç gibi yörelerde bulunan Müslüman Türkleri kapsamayacak,bunlar oldukları yerlerde yaşamaya devam edeceklerdi.  Zorunlu mübadele, Türk topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyruklarıyla ve Yunan topraklarında yerleşmiş, Müslüman dininden Yunan uyruklarını kapsamaktaydı. Mübadelenin gerekçesi dil ya da ırk ırk değil sadece dinin esas alındığı zorunlu bir değişim idi. Değişimin çok büyük bir bölümü 1923-1924 yıllarında gerçekleşmiş, ancak geriye kalan az sayıda durumda bu uygulamaya 1930 yılına kadar devam edilmiştir. Bu süre içerisinde Girit’ten Türkiye ye yaklaşık 16-17 bin civarında mübadil geldiği tahmin edilmekte.

Bu zorunlu göç ile Anadolu’da yaşayan 1.200.000 civarında Ortodoks ve Yunanistan’da yaşayan 400.000 civarındaki Müslüman’ının zorunlu değiş tokuşu, göç sırasındaki kargaşa kayıp ve ölümler yanında her iki ülkede de siyasi ekonomik ve toplumsal açıdan önemli gelişmelere neden olmuştur.

Kaynaklar

Özgür Şafak Aksu: Minos Uygarlığının Gelişimi: EÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, 2014.

Rıdvan Turhan: Türkiye’de Girit Çalışmaları Üzerine Bir Deneme. Soayoloji Dergisi, sayı 22;191-204,2011

http://www.acikders.org.tr/file.php/101/Lectures/PDF/Ders02.pdf

http://www.yunanistan.co/girit

https://tr.wikipedia.org/wiki/Girit

Elif Yılmaz: Demirden Leblebi: Girit. Ayvalık’a Yerleşen Girit Mübadilleri.Sosyoloji Dergisi, 3. Dizi, 22. Sayı, 2011, 157-189.

Cengiz Parlak:Çanakkale Merkeze ve İlçelerine Yerleştirilen Giritli Mübâdil Göçmenler. Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı Yıl: 10, Güz 2012, Sayı: 13, ss. 127-154

http://www.academia.edu/6623358/Minos_Uygarlığının_Gelişimi

www.academia.edu/11641503/Girit_uygarlığı. Furkan Başoğlu