Portofino

PORTOFİNO

Portofino için önce wikipedia bilgileriyle başlayalım. Portofino, kuzeybatı İtalya’da Ligurya bölgesinde Genova ili’ne bağlı bir belde. Portofino beldesi alan itibarıyla Genova ili içerisinde en küçük belediyedir. 

Doğal bir liman olması nedeniyle stratejik bir öneme sahip olan portofino ilk kez Romalılar tarafından inşa edilmiş. Köyün bulunduğun yer yunus balıklarının uğrak yeri olması nedeniyle Portus Delphini (Yunus Limanı) adı verilmiş. 

Portofino’nun bulunduğu bölge 12.yy’da Cenevizlilerin egemenliği altına girmiş ve 1860 yılında İtalya Krallığının kurulmasından  sonra Portofino İtalya sınırları içerisinde kalmıştır

Portofino ilk olarak 19.yy ‘da ilk İngilizlerin dikkatini çekmiş küçük balıkçı köyü iken Dalida’nın 1958 de söylediği  “I found my love in Portofino” şarkısından sonra şöhret patlaması yaşamış ve İtalyan Rivierası’nın en popüler tatil kasabası olmayı başarmıştır. Kasabanın popülaritesi artınca bizde olduğu gibi hemen hızlı bir yapılaşma başlamamış ve maalesef boy boy evler ve oteller yapılamamıştır. 

Kasaba halen sıkı koruma altında ve inşaat yasağı bulunuyor. Mevcut binalar da, estetiği muhafaza etmek için yenilenebiliyor. Bu nedenle kasabanın popüler olmadan önceki özellikleri olduğu gibi korunabilmiştir. Durum böyle olunca kasabanın merkezinde sadece 3 -4 adet otel bulunuyor. Bunların fiyatlarının da oldukça yüksek olması nedeniyle gelen turistlerin çoğu günübirlikçi oluyor. 

Nüfusu 2009 sayımlarında 493 kişi ve yüz ölçümü de 2,56 km² dir.

Durum böyle olunca halen küçük bir koy çevresindeki yemyeşil yamaçlara sırtını dayamış gül kurusu renginde ve sarı boyanmış, koyu yeşil panjurların çeşitlendirdiği renkleriyle 4-6 katlı evlerden oluşan avuç içi kadar bir yer. Liman  çevresinde küçük bir meydan var. Bu meydanı kafeler ve restoranlar çevrelemiş. Aralarında küçük küçük turistik eşya satan dükkanlar ve galeriler mevcut. 

Belirli aylarda bu küçük meydanda konserler ve gösteriler düzenlenirmiş. Özellikle bu bölge doğumlu olan Andrea Bocelli’nin her yaz bu sahile kurulan bir platformda butik konserleri olurmuş. Sahilden içerilere doğru uzanan iki sokağı var. Soldaki sokakta bakkal, butik ve turistik eşya satan küçük dükkanlar var. Sokak dediğime bakmayın 100-150 m sonra bir meydanda sonlanıyor. Sonrası mahalle arası gibi. Sağdaki ise daha sakin ve kiliseye çıkıyor.

Koyun girişinde sol taraftaki kayalığın tepesindeki kalenin adı Castello Brown. Kale 15.yy’da Portofino limanının savunulması için Cenevizliler tarafından inşa edilmiş. Kasabaya ve koya hakim bir tepeye inşa edilmiş olan bu kalenin odaları sergi salonu olarak kullanılmakta. Çıkışı biraz yorucu olsa da Portofino’nun tam ne olduğunu görmek için mutlaka buraya çıkmak gerekir diye düşünüyorum. Koyun ve kasabanın panaromik görünümü harika.  Belki sizin ilginizi çekebilir giriş ücreti; 5 Euro

Kaleye çıkmak için limanın sol tarafında oldukça dik ve dar merdivenlerden tırmanmak gerekiyor. Bu merdivenlerden çıkınca hemen solda San Giorgio Kilisesi bulunuyor. San Giorgio Kilisesi 1154 yılında inşa edilmiş. Kilseye, köyü çeşitli belalardan koruduğuna inanılan Aziz Giorgio’nun ismi verilmiş. Cenevizliler döneminde buraya gelen pek çok gemicinin ibadet merkezi olmuş. Kilise 2. Dünya Savaşında hasar gördüğü için yeniden inşa edilmiş.